Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk

09-01-2019

 

Bildiğiniz üzere 01.01.2018 tarihinde işçi ve işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuk uygulaması dava şartı haline gelmişti. Bu kez, 01.01.2019 itibariyle arabuluculuk uygulaması ticari uyuşmazlıklar için dava şartı haline gelmiştir.

Yazımızın ikinci bölümünde “Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk” konusunu sizin için değerlendirdik. Ancak öncesinde arabuluculuk sürecinin nasıl işlediğini size kısaca hatırlatmak isteriz:

  • Uyuşmazlık yaşayan taraflardan birisi veya her iki taraf birden arabulucuya başvuruyor.
  • Arabulucu  avukat ve/veya arabulucu eğer tek bir taraftan başvuru aldıysa diğer tarafı arayarak görüşmeye davet ediyor.
  • Masada taraflar ‘gizlilik ilkesi’ ‘ne bağlı kalmak kaydıyla süreci müzakere ediyor.
  • Müzakere sonucunda uzlaşma veya uzlaşamama tutanağı hazırlanarak süreç sonlandırılıyor.

 

Burada özellikle dikkatinizi çekmek istediğimiz ve önceki yazılarımızda da detaylı olarak değerlendirdiğimiz iki nokta var. Bunlardan ilki gizlilik, diğeri ise iradilik… Süreç sadece bu iki ilke üzerinden ilerlemiyor. Ancak gizlilik ilkesinin, davalarda olduğu gibi sürecin aleni bir şekilde ilerlememesi ve kamuya yansımama açısından önemli olduğunu vurgulamak isteriz. Arabuluculuğun, iradi yani gönüllü oluşu ise süreçte anlaşma özgürlüğünüz kadar anlaşmama özgürlüğünüzü de kullanma hakkınızı ifade etmektedir. Yani bu süreçte sonuna kadar masada kalmak ya da uzlaşmak zorunda değilsiniz. Ancak bu süreç ile uyuşmazlığı mahkemeye intikal ettirmeden karşı tarafla uzlaşmıyorsanız, neden uzlaşmadığınızı anlatma ya da farklı bir seçenekte buluşma anlamına gelen ve ilişkilerin daha sağlıklı devam etmesini sağlayan bir tutum sergilemektesiniz.

Süreç sonunda imzalanan “Arabuluculuk Anlaşma Tutanağı” ise mahkeme kararı niteliğinde oluyor. Bu tutanağa mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alıyor; yıllarca sürecek uzun yargılamalar neticesinde arzuladığınız kararı kanunun emredici hükümlerine aykırılık teşkil etmemek kaydıyla belki 1 günde belki de 1 saatte kendiniz hazırlamış oluyorsunuz. Ayrıca yargılamayla arasındaki farkı aşağıdaki tabloyla da ifade edebiliriz.

ARABULUCULUK YARGISAL ÇÖZÜM
Hızlı Daha Uzun Süre
Daha Az Maliyet Yargılama Giderleri (Pahalı)
Taraf Kontrolü Karar Hakimde
Kazan-kazan Kazan-kaybet
Süreç Ve Yöntem Esnek Esnek Değil
Geleceğe Yönelik Menfaatin Korunması Geçmişteki Sorunlara Yönelik
Fikirlere Anlayış – İşbirliği Fikirler Arası Çatışma-gerginlik
Bağlayıcı Değil Bağlayıcı
Gizlilik Aleni

 

Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk

Bildiğiniz üzere “Arabuluculuk” 2013 yılından bu yana hayatımızda olmakla birlikte 01.01.2018 tarihi itibariyle işçi-işveren uyuşmazlıklarında dava şartı olarak karşımıza çıkmıştı. İşçi ve işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuk süreci 2018 yılındaki verilere göre son derece başarılı olmuş, 2017 yılına kıyasla iş mahkemelerinde açılan dava sayısının 2/3 oranında azalmıştır. Şimdi ise “ticari uyuşmazlıklar” için dava şartı uygulaması hayata geçmiştir.

19.12.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun (7155 sayılı Kanun) ile Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. Bu düzenlemeye göre konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalar için mahkemeye gitmeden yani dava açmadan önce taraflara arabuluculuk uygulamasına başvuru zorunluluğu getirilmiştir. Özetle ticari uyuşmazlıklarda konusu alacak veya tazminat talebi olan uyuşmazlıklarda önce arabulucuya başvurmanız gerekecektir. Söz konusu arabuluculuk uygulaması düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih olan 01.01.2019’dan önce açılmış olan dava takiplerini kapsamamaktadır.

Peki süreç nasıl işleyecek? Öncelikle tarafların arabuluculuk başvurusunda bulunması gerekmektedir. Taraflar birlikte başvuruda bulunabileceği gibi taraflardan herhangi birisi de başvuru gerçekleştirebilir. Başvuru işlemi tarafların uygun gördüğü ve mutabık kalacağı arabuluculuk siciline kayıtlı arabulucuya yapılabilir ya da Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı’na bağlı “Arabuluculuk Büroları” ‘ndan gerçekleştirilebilir.

Arabulucu, konusu ticari uyuşmazlık olan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 6 hafta içinde sonlandırması gerekmektedir. Süre gerekli görülmesi durumunda arabulucu tarafından 2 hafta süreyle uzatılabilir. Yani yaşanan uyuşmazlıklarda yıllar boyunca devam edecek mahkeme sürecine gitmeden 6+2 hafta içerisinde bir çözüm üretilmeye çalışılacaktır.

Tarafların arabuluculuk sürecine başvurmadan dava yoluna gitmeleri halinde mahkemeler tarafından davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir.

Dava şartı olan arabuluculuk faaliyetinde taraflardan herhangi birisi geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaz ve arabuluculuk faaliyeti bu sebeple sonlanır ise toplantıya katılmayan taraf, arabuluculuk faaliyetinin sonunda hazırlanan “son tutanak” ile belirlenecek ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinden sorumlu tutulacaktır.

Peki hangi tip davalar ticari dava niteliğindedir? Bu konuya sonraki yazılarımızda detaylı bir şekilde ele alacağız. Bu yazımızda ilgili kanunlar ve kanun maddelerine kısaca yer vermek istiyoruz.

Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 4. maddesi şu şekildedir;

“…IV – Ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri

  1. Genel olarak

MADDE 4-

(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk

davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;

  1. a) Bu Kanunda,
  2. b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
  3. c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
  4. d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
  5. e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
  6. f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır…”

 

Buna göre TTK ‘nın 4 maddesi kapsamında belirtilen “Mutlak Ticari Davalar” için arabuluculuk dava şartı haline gelmiştir. Ayrıca tarafların her ikisinin de tacir olduğu ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgili davalar “Nisbi Ticari Dava” olarak nitlendirilmektedir. Yeni düzenlemeye göre “Nisbi Ticari Dava” öncesinde de arabulucuya başvuru zorunlu hale getirilmiştir.

 

Özetle işçi ve işveren uyuşmazlıkları bakımından dava şartı olarak uygulanan arabuluculuk uygulaması, 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren alacak ve tazminata ilişkin ticari uyuşmazlıklar bakımında da zorunlu hale gelmiştir. Ticari uyuşmazlıkların çözümü bakımından alternatif bir çözüm yolu olarak değerlendirmek ve arabuluculuk uygulamasından faydalanmak zamanınız, paranız ve huzurunuz açısından büyük önem arz etmektedir.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir