Sigorta Hukukunda Arabuluculuk

23-08-2018

 

 

Günümüzde toplumsal gelişim hızla artmakta olup bu süreç beraberinde bazı sorunlar getirmektedir. Bu sorunların çözümü için de daha hızlı, daha pratik yollar aranmaya başlanılmıştır. Alternatif uyuşmazlık çözümleri de bu süreç sonucunda meydana gelmiş olup hala geliştirilmektedir.

Uyuşmazlıkların çözümünde ilk akla gelen merci devlet olduğundan tarafların başvurduğu ilk yer yargı olmaktadır. Ancak bu yol hem diğer çözüm yollarından daha uzun zaman almakta, hem de taraflar açısından daha maliyetli olmaktadır. Tüm bu olumsuzluklar düşünüldüğünde gelişmiş hukuk dünyasında büyük uygulama alanı olan, adalet ve toplumsal barışa büyük katkılar yapan ve alternatif çözüm yöntemlerinden biri olan arabuluculuk sistemi 6325 sayılı kanun ile hukuk dünyamızda yerini bulmuştur.

Arabuluculuk sistemi mevzuatımızda yerini bulduktan sonra birçok alanda oluşan uyuşmazlıkta kullanılmaya başlanılmış olup bazı uyuşmazlıklarda dava şartı yapılmıştır. Diğer uyuşmazlıklarda ise dava şartı haline getirilmese dahi tarafların arabuluculuğa gitmelerini teşvik etmek amacıyla gerekli mevzuatlara bazı kolaylaştırıcı maddeler eklenmiştir. Bu maddelerden bir tanesi arabuluculuğun çokça uygulanmaya başladığı ve gelecekte daha da fazla uygulama alanı bulacağı sigorta sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda uygulanmaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na 2/8/2016 tarihli resmi gazete ile eklenen yeni madde ile;

  • Sigortacı başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde tazminat tutarında anlaşma sağlayamadığı durumda, anlaşma sağlayamadığı tutar için arabulucuya başvurabilir.
  • Anlaşma sağladığı tutarı ise bu Genel Şartların B.2 nci maddesi çerçevesinde hak sahibine öder. Hak sahibi de arabulucuya başvurabilir.
  • Sigortacıya karşı dava açılmış olması arabulucuya müracaata engel değildir.
  • Arabuluculuk usulünde hak sahibinin vekil ile temsil edilmesi durumunda vekâlet ücretini ilgili mevzuat dâhilinde sigortacı öder.

İşbu eklenen madde uyarınca sigortacıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası kapsamında doğan bir hakkından dolayı dava açmış taraf, dava yoluna gitmiş olsa dahi arabuluculuk sisteminden yararlanabilecektir. Bir diğer husus ise her ne kadar vekille temsil zorunlu unsur olmasa da başvuranın vekil aracılığı ile arabuluculuk başvuru sürecini takip etmesi durumunda uyuşmazlık sonucunun olumlu ya da olumsuz olması fark etmeksizin vekilin avukatlık ücreti sigorta şirketi tarafından ödenecektir. Bu ve bunun gibi daha birçok, tarafları arabuluculuğa teşvik eden mevzuat değişiklikleri sigorta hukukunda da yapılmakta olup arabuluculuğun gelişiminde büyük önem arz etmektedir. Sigorta Hukukundaki uyuşmazlıkların yargıda olan iş yükü dikkate alındığında bu alanda arabuluculuk yönteminin daha fazla kullanılması hem sigorta şirketleri hem de uyuşmazlık tarafı sigortalı veya ilgili başvuran nezdinde birçok yönden daha avantajlı olacaktır.

 

 

 

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir