Konkordato Süreci

26-11-2018

 

Son günlerde sıklıkla duyduğunuz “Konkordato” İcra İflas Kanunu (“İİK”) madde 285- 309 hükümlerinde düzenlenmiştir. Bilindiği üzere OHAL kapsamında 31.07.2016 tarihinde yayınlanan 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sermaye şirketlerinin iflas erteleme talebinde bulunması ve mahkemelerce iflas ertelemeye karar verilmesi hükümleri askıya alınmıştır. İşte bu aşamada kanunda mevcut ancak uygulamada çok karşımıza çıkmayan konkordato uygulaması yeniden hayatımıza girmiştir.

Konkordato uygulamasındaki asıl amaç borçlu ve alacaklılarını korumaktır. Aslında çok basit bir mantıkla değerlendirdiğimizde borçlunun, mevcut borçlarını ödeyebilmek için işletmesini ayakta tutması, çalışması, kazanması ve ödemekte güçlük çektiği bu borçlarını en kısa sürede ödemesi gerekir. İşletmesi borca batık olup haciz tehdidi altında bulunan yapıların haciz ve tedbirlerden dolayı iş yapamaz hale geleceği gerçeği, borçlarını ödeme gücünü yeniden yakalamasının çok zor olduğunu tahmin etmek güç olmasa gerek. İşte konkordato ile uygulamanın kişilere verdiği bu imkanı doğru kullanmanın işletmeleri ayakta tutabilmek adına çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Ama kesinlikle borçlunun iyi niyetli olması gerektiğinin altını çizmek isteriz.

Konkordato, elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir[1]. Bu anlaşmaya tüm alacaklılar taraf olmak ya da rıza göstermek zorunda değildir. Ancak kanunun aradığı rıza/kabul oranları yakalandığında bu anlaşmaya taraf olmak istemeyen alacaklıları da bağlayıcı niteliktedir. Konkordato talebinin kabul edilmesi için alacaklıların yarısının rızası ile bu rızayı gösteren kişilerin alacak tutarlarının toplam borç bakiyesinin üçte ikisinden fazlasını oluşturması gerekmektedir.

 

Peki konkordato başvurusu nereye ve nasıl yapılır?

Mali durumu bozulan ve borçlarını ödemekte sıkıntı yaşayan borçlu konkordato kararını alabilmek için İcra ve İflas Kanunu’nun 285.maddesini dikkate alarak başvurusunu gerçekleştirir. Kanunun ilgili maddesi şu şekildedir:

 

“I. ADÎ KONKORDATO

Konkordato talebi:

Madde 285 – (Değişik: 28/2/2018-7101/13 md.) Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir.

İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.

Yetkili ve görevli mahkeme; iflâsa tabi olan borçlu için 154’üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir.

Konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecburdur. Bu durumda 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114’üncü ve 115 inci maddeleri kıyasen uygulanır.”

Kanunun ilgili maddesi incelendiğinde görüleceği üzere vadesinde borçlarını ödeyemeyen kişiler yeni bir vade tarihi belirlemek veya tenzilat yapılarak borçlarını ödemek üzere iflastan kurtulmak amacıyla konkordato talep edebilir. Aynı zamanda borçlu kişinin iflasını talep edebilecek alacaklılar da borçlu hakkında konkordato talebinde bulunabilir. Bu talebin uygulamasında yetkili ve görevli mercii iflasa tabi olan borçlular için borçlunun merkezinin bulunduğu mahaldeki icra daireleridir. Türkiye’de merkezi bulunmayan kişilerin Türkiye’de yer alan şubelerinin bulunduğu mahal dikkate alınacaktır. İflasa tabi olmayan borçlularda ise yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili ve görevlidir.

Borçlu, konkordato sürecinde borçlarını ödeyebileceği durumu gösteren projesini ve ayrıntılı bilançosunu veren borçlunun teklifi, konkordato süresi verilebilmesi için uygun şartlarının olup olmadığı araştırılıp incelenir. Borçlunun varlıklarının, borçların en az yüzde 50’sini karşılamaya yetip yetmeyeceği ve borçlunun teklifinin varlıklarıyla uygun olup olmadığı yetkili mercii tarafından tespit edilir.

Konkordato Sürecinde Neler Yapılabilir Neler Yapılamaz?

Borçlu, konkordato süreci boyunca malları üzerinde tasarruf yetkisine sahiptir. Ancak bu yetkiler konkordato komiserinin denetimine tabi olarak kullanılabilir. Kanun gereği konkordato süresinin ilanından sonra borçlunun bazı işlemleri yapması kesinlikle yasaklanmıştır. Bunlar;

– Malları üzerinde rehin vermek,

– Gayrimenkullerini satmak ve gayrimenkulleri üzerinde ayni hak tesis etmek,

– Kefil olmak,

– İvazsız tasarruflarda bulunmak (bağışlama, ariyet gibi).

 

Ek olarak konkordato sürecindeki borçlu hakkında icra takibi yapılamaz; sürenin verilmesinden önce başlanmış takipler ise durur. Konkordatonun ilanından itibaren yapılan her türlü takip işlemi geçersizdir. İstisnası ise borçlu aleyhine rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılabilmesi ya da daha önce başlamış olan rehin takiplerine devam edilebiliyor olmasıdır. Rehin takiplerindeki kısıtlama ise rehnin paraya çevrilmesi aşamasına gelindiğinde yani satış aşamasına gelindiğinde satış işleminin gerçekleştirilmemesidir.

Sonraki yazılarımızda konkordato sürecini ve konkordato sürecinde arabuluculuğun faydalarını daha detaylı inceliyor olacağız.

[1] KURU, B. İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku, s: 680 – KURU, B. El Kitabı, s: 1143

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir