İşe İade Taleplerinde Dava Şartı Arabuluculuk

25-01-2019

 

Önceki yazılarımızda paylaştığımız üzere işçi – işveren uyuşmazlıklarında 01.01.2018 itibariyle yargı yoluna gitmeden önce taraflara arabulucuya başvuru şartı getirilmiştir. Bildiğiniz üzere ücret alacağı, tazminat alacakları ve diğer alacak kalemleri taraflar arasında sıkça ihtilaf konusu olmaktadır. Taraflar arasında diğer bir ihtilaf konusu ise iş akdinin haksız feshedilmesi iddiası ile çalışan tarafından “işe iade” talebiyle açılan davalardır. Bu yazımızda işe iade davalarından bahsetmek, işe iade davalarında arabuluculuk konusunda sizleri bilgilendirmek istiyoruz.

Öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçinin işe iade hükümlerinden yararlanabilmesi için gerekli şartları hatırlayalım. İşe iade davası açabilmek şartlar:

  • İşçi ve işveren arasındaki iş sözleşmesi 4857 Sayılı İş Kanunu’na veya Basın İş Kanunu’na tabi olmalıdır.
  • İşyerinde en az 30 işçi çalıştırılıyor olmalıdır.
  • İşçi bu işyerinde en az 6 aydır çalışmalı, yani en az 6 ay kıdeme sahip olmalıdır.
  • İşçi ile işveren arasında belirsiz süreli bir iş sözleşmesi bulunmalıdır.
  • İş güvencesinden faydalanmak suretiyle işe iade davası açabilmek için, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekillerinden olmamak gereklidir.
  • İş sözleşmesinin feshi geçerli bir sebebe dayanmaması gerekmektedir.

İş sözleşmesi, fesih bildiriminde herhangi bir sebep gösterilmeksizin veya geçerli bir sebep gösterilmeksizin feshedilen işçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri gereğince arabulucuya başvuru yapmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşma olasılığı kadar anlaşamama durumu da söz konusu olabilir. Anlaşamama durumu söz konusu olur ise “arabuluculuk son tutanağı” düzenlenme tarihinden itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açması gerekmektedir. Burada sürelere dikkat edilmesi gerektiğini önemle belirtmek isteriz. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması halinde mahkeme esasa girmeksizin davayı usulden reddedecektir.

İşe iade davası ve bu süreçte başvurulması gereken arabuluculukla ilgili olarak özellikle dikkat edilmesi gereken önemli konuları aşağıda sıralayalım.

  1. 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında yukarıda sıraladığımız “işçinin işe iade hükümlerinden yararlanabilmesi için gerekli şartlar” sağlanmakta ise işçi 1 ay içerisinde arabulucuya başvuracaktır.
  2. Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar işçinin işe iadesi konusunda anlaşma sağlar ise arabuluculuk anlaşma tutanağında;

İşe başlatma tarihi,

Boşta geçen süre ücreti ve diğer hakların parasal miktarı,

İşçinin işe başlatılmaması durumunda ödenecek işe başlatmama tazminatının parasal miktarının belirtilmesi zorunludur. Aksi durumda anlaşma sağlanamamış sayılır ve arabuluculuk son tutanağı buna göre düzenlenir. İşçi, anlaşma tutanağında belirlenen tarihte işe başlamaz ise fesih geçerli hale gelecektir. Bu durumda işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olacaktır.

 

(Önceki yazılarımızda birçok kez belirtmiştik. Çok kısa hatırlatmada bulunmak isteriz. Bildiğiniz üzere arabuluculuk anlaşma tutanağı ilam niteliğinde yani mahkeme kararı niteliğinde bir belgedir. Dolayısıyla arabuluculuk anlaşma tutanağına yazılan yukarıdaki 3 madde işçi ve işverenin bağlayıcı durumdadır.)

  1. İşçi işe işveren arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşma sağlar ise anlaşma tutanağında yukarıda sayılan 3 maddeye yer verilecektir. İşçi, işe başlatma tarihinde işe başlatılmaz ise arabuluculuk anlaşma tutanağında belirlenen “işe başlatmama tazminatı” işveren tarafından ödenmek zorundadır.
  2. İşçi, arabuluculuk faaliyeti ile belirlenen “işe başlama tarihi” ‘nde işe başlamaz ise işveren tarafından yapılan fesih geçerli hale gelecektir. Bu durumda işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olacaktır.

 

  1. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşma ihtimali kadar anlaşamama durumunun da söz konusu olabileceğini belirtmiştik. Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamaz ise, arabulucu “son tutanak” düzenleyecektir. İşçi, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde işe iade davası açabilir.
  2. İş mahkemelerinde görülen işe iade davaları sonunda verilen kararlara karşı istinaf yolu açıktır. Böyle bir durumda Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesinin kararı üstünden bir hüküm kuracaktır.
  3. İşçi, kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise işveren tarafından yapılmış olan fesih geçerli sayılacaktır.
  4. İşçinin mahkemeden aldığı işe iade kararı üzerine işveren 1 ay içinde işçiyi işe almak zorundadır. İşçiyi işe alan işveren işçinin çalışmaksızın geçirdiği en çok 4 aylık süreye ilişkin ücretini ona öder.

ı. Mahkeme kararı sonrasında işçinin başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işçiye işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.

  1. İşçi işe başlatılırsa, iş akdinin feshi sırasında peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı işçiye yukarıdaki esaslara göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir