Arabuluculukta Gizlilik

08-06-2018

 

Taralar, arabuluculuk sürecinde ortak menfaatlerini aramakta, mutabakat sağlandığında ise anlaşma tutanağı ile arabuluculuk sürecini tamamlamaktadırlar. Tabi anlaşma sağlamak ne kadar doğal bir sonuç ise anlaşamamak da olağan bir durumdur. Peki taraflar neden kendi başlarına değil de arabulucu huzurunda anlaşmayı denemeliler? Bu soruya verilecek birçok cevap bulunmaktadır. Biz bu yazımızda bu cevaplardan birisi olan “Gizlilik İlkesi” hususunu detaylandırmak istiyoruz.

Arabuluculukta aksi kararlaştırılmadığı müddetçe tüm süreç gizlidir. Gizliliğin ihlalinde ise cezai bir yaptırım söz konusudur. Burada cezadan kastın tarafların belirlediği bir cezai şart olmadığının, kanunun belirlediği hapis cezası olduğunun altını çizmek isteriz. Bu görüşmelere katılan taraflar neyin gizli neyin gizli olmadığını kararlaştırmakta da özgürdür. Arabuluculuk sürecine başlanmadan aleniliği tartışmasız olan hususlar ise daha sonra mahkemede kullanılabilir. Ancak aleni olmayan ve arabuluculuk görüşmeleri sırasında tarafların açıkladığı veya sunduğu anda ortaya çıkan hususlar ise mahkemede daha sonra aleyhe delil olarak kullanılamaz. Kanun maddesi de çok açıktır.

Kanunun 4. maddesine göre;

“...Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde kendisine sunulan veya diğer bir şekilde elde ettiği bilgi ve belgeler ile diğer kayıtları gizli tutmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğe aykırı hareket ederek bir kişinin hukuken korunan menfaatinin zarar görmesine neden olan kişi altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Nasıl taraflar bu ilkeye uymak durumunda ise arabulucunun da gizlilik ilkesine uymak zorunda olduğunu belirtmek isteriz. Arabuluculuk sürecinin başarı ile sonlanması tarafların samimi duygularından ve yaklaşımlarından geçtiği aşikardır. Bunun için tarafların gerek arabulucu gerekse de sürece olan güvenlerinin sağlanması, süreç boyunca “…bunu bilse iş kesin çözülür. Ancak anlaşamaz ve mahkemeye gidecek olursak bunu aleyhime kullanır…” gibi bir hisse kapılmaması, bilgi ve bakış açısı ile çözümün sağlanması için her gayreti göstermesi şarttır. Tarafların bahsettiğimiz bu hisse arabuluculuk sürecinde kapılmasına gerek yoktur. Çünkü arabuluculuk süreci gizlidir ve gizliliğin ihlalinde kanundan kaynaklanan bir hapis cezası vardır.

Arabuluculuk sürecinde gizlilik ilkesi gereği süreç aleni olamaz. Sürecin aleni olmaması nedeniyle uyuşmazlığın varlığı, konusu ve uzlaşma süreci gizli tutulmaktadır. Bu sayede tarafların, arabuluculuk sürecinin aleni olmasından doğacak problemlerle karşılaşmaları, kişisel, ekonomik yahut ticari sırlarının ifşa edilmesi önlenmektedir.

Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşma yapılması amaçlanır. Ancak sürecin olumsuz sonuçlanması halinde tarafların bilgilerinin ve uyuşmazlığın varlığının 3. kişilerle paylaşılması taraflar açısından belirli sorunlar teşkil edebilir. Bu sorunların ortaya çıkmasının önlenmesi amacıyla arabuluculuk sürecine katılan herkes sır saklama yükümlülüğü altındadır. Arabulucu, sır sahibinin rızası olmadan bu sırları kimseyle paylaşamaz. Bu sır saklama yükümlülüğü arabulucu ile taraflar arasında bir güven ortamı oluşmasını dolayısıyla süreci çözmeye yönelik bilgilerin ve vakıaların arabulucuya daha kolay aktarılmasını sağlar.

Yukarıda da belirttiğimi gibi gizlilik ilkesinin diğer bir sonucu arabuluculuk süreci esnasında edinilen bilgilere yargılama esnasında dayanılamaz. Bu düzenlemeyle arabuluculuk sürecinin diğer etkenlerden korunması amaçlanmıştır.

Gizlilik ilkesine bağlı olarak, arabuluculuk süresinin aleni olmamasının ve sır saklama yükümlülüğünün aksi taraflarca kararlaştırılabilir. Bu düzenlemelerin temeli tarafların menfaatinin korunmasına dayandığı için rıza gösterilmesi durumunda artık bir menfaat kalmadığı kabul edilebilir.

Yukarıda sorduğumuz soruya tekrar dönelim. Arabuluculuk sürecinde uzlaşmanın, dışarıda tarafların kendi aralarında arabulucu olmaksızın uzlaşmalarından en büyük farkı sürecin gizli olması ve gizliliğin ihlalinde hapis cezası bulunmasıdır. Bir diğer ifadeyle kendi aranızda uzlaşmayı denediğinizde süreç aleni olacağından ve ileride aleyhinize delil olarak kullanılabileceğinden masada taraflar birbirlerine samimi yaklaşmayabilir, çözüm de bundan dolayı sağlanamayabilir. Ancak arabuluculukta bu durum tam tersidir. Yani anlaşmak için çok rahat hareket edebilir, bildiklerinizi ileride aleyhinize delil olarak kullanılmayacağını düşünerek paylaşabilir ve anlaşmaya daha rahat odaklanabilirsiniz. Yani arabuluculuk sürecinde uyuşmazlığınızı çözmeyi denemek sizi başarıya daha kolay, güvenli ve hızlı bir şekilde ulaştıracaktır.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir