Aile Hukukunda Arabuluculuk

15-06-2018

 

Arabuluculuk, toplumsal gelişmeyle hayatımıza hızla giren alternatif bir çözüm yoludur. Arabuluculuk ile oldukça külfetli olan yargılama sürecine daha kolay ve ekonomik bir alternatif sunulması amaçlanmıştır. Yargı yolunda bir karara ulaşmak oldukça uzun sürmekte ve taraflara ekonomik bir yük yüklemektedir. Hayatımıza giren arabuluculuk yöntemi ile bu koşullar ortadan kalkmış, taraflara hızlı, ekonomik ve gizli bir şekilde uyuşmazlıklarını çözme imkanı sağlanmıştır.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu kapsamında işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiştir. İşçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklar dışında kalan farklı konulardaki uyuşmazlıklarda ise arabuluculuk ihtiyari bir çözüm yolu olarak uygulanmaktadır. Aile hukuku ile ilgili uyuşmazlıklar da arabuluculuk yönteminin tarafların iradesine bırakıldığı alanlardan birisidir.

Aile hukukunda uyuşmazlıklar, evliliğin vaad edildiği dönemde, evlilik esnasında veya evliliğin sona ermesi durumlarında söz konusu olabilir. Uyuşmazlık konusunun arabuluculuk yöntemine uygun olabilmesi için uyuşmazlık konusunun tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlerden doğması gerekmektedir. Örneğin arabuluculuk kanununa göre aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir, dolayısıyla arabuluculuk konusu yapılamaz. Peki tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemler nelerdir?

  • Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebildikleri durumlardan bir tanesi nişanlılık döneminde seçecekleri mal rejimidir. Mal rejimi yapıp yapmamak tarafların iradesine bırakıldığı gibi seçilecek mal rejimi de tarafların iradesine bırakılmıştır. Ancak bu seçim, kanunda ön görülen mal rejimleriyle sınırlanmıştır. Taraflar ancak kanunda öngörülen mal rejimlerinden birini seçebilir, kendileri yeni bir mal rejimi düzenleyemez.
  • Nişanın evlilikten farklı bir sebeple sona ermesi durumunda hediyelerin iadesi ve nişanın sona ermesi durumunda tazminat talepleri üzerinde de taraflar serbestçe tasarrufta bulunabilir.
  • Hakim, eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine gerekmesi halinde uzmanlardan da yararlanarak uyuşmazlığın sulh yoluyla çözülmesine karar verebilir. Bu tip durumlar da arabuluculuk uygulamasına elverişlidir.

Görüldüğü üzere aile hukukunda arabuluculuk yöntemine başvurulabilecek alanlar oldukça sınırlıdır. Dolayısıyla bu konularda arabuluculuk yönteminin kullanılması hem yargının yükünü hafifletecek hem de taraflara birçok yönden avantaj sağlayacaktır.

 

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir